Salgın dönemi freelance çalışma anketi: nasıl kurulur, nasıl okunur?
Uzaktan çalışma deneyimini ölçmek için hangi sorular sorulur, cevaplar nasıl okunur? Kendi mini anketinizi kurmanın ve yorumlamanın yolları.
Salgın yıllarında çok sayıda insan aynı gün evine çekildi ve masasını mutfağa taşıdı. Aradan geçen zamanda "ne değişti?" sorusuna herkes kendi cevabını verdi. Peki bu cevapları nasıl derli toplu hâle getirirsiniz? Bu yazı hazır bir sonuç sunmuyor. Elimizde ne bir anket var ne de bir rakam. Amaç, kendi çevrenizde basit bir anket kurmanız ve çıkan cevapları yanlış okumamanız.
Neden anket
"Ben yalnız mıyım yoksa herkes böyle mi?" sorusu, uzaktan çalışanların en sık sorduğu şeylerden biri. Bir anket, hissi sayıya çevirmez ama dağınık izlenimleri aynı düzleme koyar. Beş kişinin yazdığı beş paragraf yerine, aynı beş soruya verilmiş yanıtlar kıyaslanabilir.
Ne sormalı
İyi bir mini anket on iki soruyu geçmez. Sorular tek bir şeyi ölçmeli ve kısa olmalı.
Çalışma düzeni
- Haftada kaç gün evden çalışıyorsunuz?
- Çalışma alanınız ayrı bir oda mı, ortak bir alan mı?
- Günlük çalışma saatleriniz sabit mi, değişken mi?
Gelir ve iş akışı
- Son altı ayda gelir düzeniniz nasıl değişti? (arttı, azaldı, aynı kaldı)
- Aynı anda kaç müşteriyle çalışıyorsunuz?
- Ödemelerin zamanında gelme düzeni nasıl?
İyi oluş
- Kendinizi çoğu gün yalnız hissediyor musunuz?
- Mola vermeyi hatırlıyor musunuz?
- İş ve ev arasındaki sınırı koruyabiliyor musunuz?
Dikkat: "memnun musunuz?" gibi geniş sorular iyi cevap vermez. Memnuniyet, o gün ne yaşadığınıza göre değişir. "Son bir haftada işi bıraktığınız saat ne zamandı?" gibi somut sorular daha dürüst yanıt alır.
Kimden yanıt alacaksınız
Anketi kime göndereceğiniz, soruların kendisi kadar belirleyici. Yalnızca yakın arkadaşlarınıza gönderirseniz, benzer koşullarda yaşayan insanların cevaplarını toplarsınız. Bunu bir kusur olarak görmek gerekmez, yeter ki sonuçları sadece o çevre için konuşuyormuş gibi okuyun. Farklı şehirlerden, farklı mesleklerden ve farklı yaşlardan en az on beş yirmi kişiye ulaşabilirseniz tablo zenginleşir.
Anketin başına tek cümlelik bir açıklama koyun: kim hazırladı, ne için, cevaplar nerede kullanılacak, kimlik istenip istenmediği. Dürüst bir giriş cümlesi, insanların cevap verme isteğini artırır. Anketi bitirmenin ne kadar süreceğini de yazın; "yaklaşık beş dakika" gibi.
Ölçek mi, açık cevap mı
Beşli ölçek (hiç katılmıyorum ile tamamen katılıyorum arası) hızlıdır ama insanlar ortayı seçmeye meyillidir. Çift sayıda seçenek sunmak, ortaya kaçışı zorlaştırır. Öte yandan açık uçlu sorular zahmetlidir; yanıtların yarısı boş kalabilir. İkisini karıştırmak mantıklı: sekiz kapalı soru, iki açık soru.
Soruları kurarken yapılan hatalar
- Yönlendirici soru: "Evden çalışmak sizi çok yalnızlaştırıyor değil mi?" cevabı sorunun içine gömer.
- İki şeyi bir sorda sormak: "İşinizden ve gelirinizden memnun musunuz?" iki ayrı yanıt ister.
- Seçenek eksikliği: Kimi insan için "hiçbiri" doğru cevaptır, yoksa boş bırakır.
- Kimliği zorunlu kılmak: Hassas konularda isimsiz anket çok daha açık yanıt alır.
Cevapları okurken
Küçük bir ankette yüzde kullanmak yanıltıcıdır. Yirmi kişiden gelen yanıtlarda "yüzde otuz" demek, aslında altı kişi demek. Bunun yerine sayıyı açık yazın: "yirmi kişiden altısı". Bir de şu: ankete yanıt verenler çoğunlukla ya çok memnun ya çok şikâyetçi olanlardır, tam ortadakiler pek yanıt vermez. Yani sonuç tüm serbest çalışanları temsil etmez, sadece yanıt verenleri.
Bir ankette en değerli kısım çoğu zaman açık uçlu soru olur. "Eklemek istediğiniz bir şey var mı?" kutusu, planlamadığınız konuları ortaya çıkarır. Onları sayıya dökmeye çalışmayın, olduğu gibi okuyun.
Sonra ne yapmalı
Sonuçlar bir şey söylüyorsa, küçük adımlarla karşılık verin. Yalnızlık öne çıktıysa küçük bir çalışma çevresi kurmayı deneyin. Gelir belirsizliği öne çıktıysa sözleşme ve ödeme koşullarını elden geçirin. Sınır sorunu varsa dinlenme düzenine bakın.
Anketin kendisi sonuç değildir; sorulması gereken soruyu görünür kılar. Eğer on iki sorunun cevabı sizi şaşırtmadıysa bile, çevrenizdeki insanlara ne hissettiklerini sormuş olmanız yeterince değerli.
Son bir not: sonuçları paylaşacaksanız, ankete katılanlara da geri verin. Kısa bir özet, hangi sorunun nasıl dağıldığını ve bundan sonra ne yapmayı düşündüğünüzü anlatan beş altı cümle yeter. Cevap veren insan, sonucun nereye gittiğini görürse bir sonraki ankette de yanıt verir.
Bu yazıda hiçbir araştırma sonucu verilmemiştir; amaç yalnızca yöntem önermektir.